Sıkça Sorulan Sorular

Sizden gelen soruların cevaplarını bu sayfada yayınlayacağız.

Sorularınız için: durukan@anadolumera.com

 

• “Aslında “Bütüncül Yönetim” dediğimiz şey, herhangi bir konuda kararlar alırken dünyayı bir bütün olarak ele alıp kararımızın olası sonuçlarını da göz önünde bulundurarak hareket etmemizi söyleyen bir düşünce biçimi, yöntem. Bu yöntemi kişisel hayatımızda, ilişkilerimizde ve doğa ile ilgili faaliyetlerimizde uygulayabiliriz. Sizin Anadolu Meraları olarak yaptığınız veya Savory’nin çölleşmeye karşı yaptıkları da doğayı hayvanlar, insanlar, insanların ekonomik faaliyetleri ve kültürlerini göz önüne alarak ele alıp herkese uygun bir çözüm üretmek. Doğru anlamış mıyım?”

Doğru, evet. Çözüm tek değil, onu belirtmek isteriz. Bütüncül Yönetim bir ‘niyet’ veya ‘bakış açısı’ değil safi, öyle olsa eğitimini vermemize gerek kalmazdı, vaaz ederdik, olur biterdi =) Bütüncül Yönetim, karmaşıklığı (complexity) aynı anda hem ekolojik, hem ekonomik, hem de toplumsal kazanım/onarım yaratmak için idare edebilmemizi sağlayan bir algoritma aslında. Karmaşık sistemlerin (tarım, ekonomi, ekosistemler, bireysel hayat, eğitim sistemi, vb.) idaresi zordur. Karmaşık sistemleri, karışık (complicated) yapıları (araba, gemi, kaldıraç, bilgisayar programı) inşa ve idare etmeye çalıştığımız şekilde (yani indirgemeci bir metodolojiyle) ele aldığımız için tüm bu sorunlarla boğuşuyoruz. Bütüncül Yönetim, başta ekosistemlerin idaresi ve tarım olmak üzere bu gibi karmaşık sistemleri doğru ve ‘bütüncül’ şekilde idare edebilmemiz için gereken algoritmayı, karar alma mekanizmalarını, planlama süreçlerini ve diğer teknik (çokça biyolojik) bilgileri içeriyor.

• “Atmosferdeki fazla karbonu onarıcı bir süreçle toprağa gömmek” ten kasıt bir bölgedeki bitkilerin (dolayısıyla fotosentezin) artarak atmosferden daha fazla karbon alması mıdır? Bugüne kadar hep en büyük karbon yutaklarının ormanlar olduğunu sanıyordum, bozkır ve otların ormanlardan daha fazla karbon tutmasının sebebi nedir?”
• “Anadolu Meraları olarak Biga’da ne kadar büyüklükte bir araziniz ve kaç tane hayvanınız var? Bu arazide tam olarak ne yapıyorsunuz? İlk günden bu yana toprakta, hayvanlarda ve bölgedeki diğer insanların size olan tavırlarında ne gibi değişimler oldu?”
• Geçtiğimiz yıl Savory Enstitüsünün Türkiye gözesi oldunuz. “göze olmak” tam olarak nedir? Türkiye temsilciliği olarak tanımlayabileceğimiz bir şey mi yoksa daha geniş bir kapsamı mı var? “Göze olma” süreci nasıl işliyor?
• Sizce Türkiye’de bütüncül bir yöntem uygulanarak işlenen topraklar ve yönetilen hayvan sürülerinin sayısını arttırmak, bu yöntemi ülke geneline yaymak mümkün mü?