Tarımın her türlüsü, değişen miktarlarda olsa da ciddi anlamda insan gücü, bilgi, deneyim, altyapı ve çeşitli destek mekanizmaları gerektiriyor. Çeşitlilik arttıkça ve “sistem dışı” pratikler çoğaldıkça bu destek ve kaynaklara duyulan ihtiyaç da artıyor. Tüm bu altyapıyı oluşturmak için hem ciddi bir zaman, hem de önemli miktarlara varabilen yatırımlar gerekebiliyor.

OTAĞ, sürecin her bir aşamasında özel ve/ veya çerçeve destekler sunarak onarıcı tarım yapmak isteyenlere düşük riskli ve “yalnız kalmadan” yapmak istediklerini deneme, ölçeklendirme, öğrenme ve gerçekleştirme imkanı sunuyor.

“Onarıcı Tarım Akademileri Ağı”nın kısaltması olan OTAĞ, bu anlamda yeni onarıcıları yetiştirmeyi ve model niteliğinde üretim örüntüleri kurmayı hedefleyen bütüncül bir model.

OTAĞ’a dahil olan yerleşkeler ve çiftlikler, içinde bulundukları bölge ve sosyal/ fiziksel şartlara göre farklı kapasiteler ve hizmetler sunacak. Ancak hepsinin ortak özelliği ve amacı aynı: Onarıcı tarım ve bununla ilgili tüm işlerin denenmesini, öğrenilmesini, AR-GE gerçekleştirilmesini, ekonomik düzey dahil olmak üzere her boyutta onarıcı ve adil bir düzenle “kar topunun yuvarlanmasını” sağlamak. Diğer bir deyişle, onarıcı hareketin “gözeleri” haline gelerek toplumsal, ekolojik, ekonomik dönüşümü sağlamak.

OTAĞ’ı yenilikçi bir kooperatif sistemi olarak tanımlamak da mümkün. Her bir üyesinin istediği, uygun gördüğü işi, içinde bulunduğu OTAĞ yerleşkesine sunacağı plan ve teklifle gerçekleştirebileceği, yerleşkenin sunduğu tüm hizmetlerden (ekipman, bilgi, insan gücü, arazi, satış desteği, IT, eğitim, iletişim, vb.) tercih ettiği ölçüde ve bedeliyle yararlanabileceği bir kaynak ve değer paylaşım sistemi.

Bu anlamda OTAĞ, yenilikçi bir kuluçka modeli. Onarıcı tarım hareketine üreterek dahil olmak isteyen, ancak bunun için gerekli sermayeye, bilgiye ve ekibe sahip olmayanları destekliyor.

 

OTAĞ aynı zamanda insani, fiziksel ve finansal kaynakların ortaklaştırılarak en verimli biçimde değerlendirilmesini de sağlıyor. Örnek olarak, bir traktör tek bir çifçinin/girişimcinin değil, onlarca girişimcinin işini görebiliyor.

Bu anlamda OTAĞ, aynı zamanda kolektif ve kooperatif bir üretim sistemi.

OTAĞ’daki girişimciler birbirlerinin ihtiyacı olan ürün ve hizmetleri de üreterek dayanışma mekanizmaları oluşturan, “dışa” bağımlılığı azaltan yerel ekonomi döngüleri de yaratıyor. Örneğin OTAĞ’da fide üretimi yapan bir girişimci, OTAĞ’da bahçecilik yapan girişimciye fide temini/satışı yapabiliyor. Veya OTAĞ’ın “ekipman” girişimcisi, ekipmanların tamir ve bakımı, yeni ekipman ve makine AR-GE’si konularında görev alabiliyor. Son bir örnek: OTAĞ’da “biyolojik/ekolojik gözlemci” olmak isteyen bir girişimci, diğer tüm girişimlerin arazide yarattığı ekolojik onarımı ölçümleyip kayıt altına alabiliyor. Böylelikle üretim, destek ve takip sistemleri verimli, dayanışmacı ve adil bir özellik kazanıyor.

Bu anlamda OTAĞ, gerçek anlamda verimliliği arttıran ve ekolojik, ekonomik, toplumsal katma değer üretilmesini sağlayan bir örgütlenme modeli ve ekonomik model.