Anadolu Meraları olarak, Dünya’dan onarıcı tarım yapan kadınların düşüncelerini, yaptıklarını ve motivasyonlarını kendilerinden dinledik; hepimiz için derledik.

Ariel Greenwood (ABD)

Adım Ariel Greenwood. Şu anda Kuzey Kaliforniya’da çalışan bir çobaneyim. Koruma altındaki arazilerde, meraların sağlığını iyileştirerek korumak amaçlı hayvan (çoğunlukla sığır) otlatıyorum.

Onarıcı tarım yapıyorum. Otlatma örüntülerim toprak sağlığını, bitkileri ve su havzasını bir bütün olarak görüp destekliyor. Bölgemdeki arazilerin çoğu tarih boyunca ya aşırı fazla ya da aşırı az otlatılmış; bu da arazinin bozulup tektipleşmesine sebep olmuş. Nekahat sürelerini tanıdığınız aralıklı otlatma ile bitkilerin ve köklerini saldıkları toprağın, birlikte evrildikleri “hayvan etkisini” almalarını, bu sayede sağlıklı kökler, filizler ve toprak sağlığına kavuşmalarını sağlıyoruz.

Yaptığım işin onarıcı olduğunu hissetmemin bir sebebi de toplulukların oluşmasına/onarılmasına ve kırsalda yaşamın canlanmasına destek olması. Doğadan aldığından fazlasını geri veren, bu sayede doğa sistemleri etrafında şenlikli bir kültür yaratan bir yaşam biçimi bu…

Hayvanları otlatmaktan daha tatmin edici bir iş düşünemiyorum. Bütün vücudumu ve zihnimi, bunların sağlığını bozmadan dahil eden bir iş bu. Politik ve toplumsal görüşlerimle örtüşen, beni değişime ve dönüşüme yönelten bir iş. Benim için bir ekonomi (yani, bir “ev”) de yaratıyor; kocaman arazilerde, çok sevdiğim hayvanlar ve insanlarla. İklimimiz giderek dengesizleşiyor, siyasi kurumlar da farklı değil. Bu noktada, tahmini zor ve gizemli doğal etkenlerle birlikte yaşamayı, toprağa ve insanlara hizmet etmeyi seviyorum; üstelik bunu yaparken gelmekte olan bir çok felaketin altında -nispeten- ezilmeden, doğayla beraber bir yaşam kurmuş olmak. Umudum da şu: Ekolojik döngülerin sağlamlaşmasını onarıcı tarımla desteklemek, bu sayede tüm canlılar için daha dirençli ve affedici bir yaşam alanı yaratmak.

Isidora Molina (Şili)

Merhaba, ben Isidora. Güney Amerika’da, Şili’de yaşıyorum.

Küçük ölçekli çiftçilerin çiftlikleri hakkında doğru kararları almaIarına yardımcı oluyor, toprakla, hayvanlarla ve insanlarla olan bağlarını kuvvetlendirmelerine destek veriyorum. Aynı zamanda yangın riskini azaltacak sürü yönetimi uygulamalarına yardımcı oluyorum, şu anda daha çok koyun ve eşeklerle yapıyoruz bu işi. Şehirde bulunan bayır arazilerde ve parklarda çalışıyoruz. Bu sayede tarımı şehre taşıyor, insanların da bu deneyimi yaşamalarını ve bu konuda farkındalığa sahip olmalarını sağlıyoruz.

Geçtiğimiz sene itibariyle Bütüncül Yönetim eğitimleri vermeye başladık. Savory göze adayıyız.

Yaptığımız iş onarıcı çünkü kaynaklarımızı onarıp güçlendiriyor: İnsanlar arasındaki bağı, çevreyi, verimliliği, meraları… Sürdürülebilirlikten daha fazlası bu, çünkü bu kaynaklar giderek iyileşiyor, sürekli gelişiyor. Her zaman en baştan, topraktan başlıyoruz.

Dünyanın ve benim daha iyi olmaya, güvende hissetmeye, barış ve bolluk içinde yaşamaya ihtiyacımız var. Birbirimize yardım etmeye, rekabet paradigmasından işbirliği paradigmasına geçmemiz gerekiyor. Bu sayede yaşamlarımızı umut ve mutlulukla doldurabiliriz. Şehirde ve kırsaldaki insanların sağlıklı gıdaya, hayvanların saygı duyuldukları bir yaşam sürmeye, hepimizin de gezegeni ve toplumu onarmaya ihtiyacımız var.

Bu beni gerçekten mutlu ediyor. Özgür ve anlamlı bir yaşam sunuyor. Hepimizi istediğimiz yönde, mutlu ve özgür olmak isteriz.

Bu işi yapmamın bir sebebi de kadınlara sunulan fırsatları iyileştirmek: “Belki bir işe yarar” deniyor bizim hakkımızda, ama çok daha fazlasıyız!

Michal Pretorius (Güney Afrika)

Adım Michal Pretorius. Savory Enstitüsü’nün Güney Afrika gözesinde ekip üyesiyim.

Gözenin uygulama arazisi 5500 hektarlık alanda, 20 yılı aşkın bir süredir Bütüncül Yönetim’le sığır ve koyunculuk yapılan bir alan.

18 ay önce ben ve kızkardeşim serbest gezen, mera-tabanlı bir tavukçuluk projesini devraldık. Amacımız, tavukların olabilecek en doğal şekilde büyütüldüğü, toprağa en fazla katkıyı verdiği ve gıdanın da en besleyici olduğu bir üretim şeklini gerçekleştirmek.

Savory Enstitüsü tarafından yeni açıklanan “Topraktan Pazara” projesinin bir parçası olarak, “ekolojik etki doğrulaması” kısmında da bulunuyorum. Başlangıç göstergelerini oluştururken toprak hakkında, onu “okumak” hakkında çok şey öğrendim. Bölgemdeki meraları inceledikçe toprağın size “neyin yanlış gittiğini” ve bunu nasıl çözebileceğinizi nasıl net bir şekilde söylediğini görüyorum ve bir kez daha hayran oluyorum.

Onarıcı tarım, toprağı iyileştirip gelecek nesillere daha da güzel bir şekilde bırakacak tarım ve arazi yönetim uygulamalarını işaret ediyor. Bana verilen toprağı, bulduğumdan daha iyi bırakmak istiyorum. Bu sebeple “Koru, iyileştir, devamını getir” diyorum.

Phyllis Van Amburgh (ABD)

“Dharma Lea” adındaki safimera süt çiftliğimizi kocam Paul ve 5 çocuğumuzla (Grace, Vincent, Margaret, Oliver ve Ruby) işletiyoruz. Dharma Lea, safimera süt üretimini ABD’de ilk gerçekleştiren çiftliklerden biri. Aynı zamanda Madre’ yöntemi de dahil olmak üzere bir çok üretim şekline öncülük yapan yerlerden biri. Ben Savory Enstitüsü’nün akredite saha uzmanlarından biriyim ve Maple Hill Creamery mandırasına safiemra süt tedariğinde bulunan 140’u aşkın safimera süt üreticisine Bütüncül Yönetim ve Bütüncül Planlı Otlatma danışmanlığında bulunuyorum. Uygulamalı Terapi alanında yüksek lisansım, bu konuda ve biyoloji alanında lisans derecelerim, Antwerp Üniversitesi’nde de Avrupa Çalışmaları konusunda ek bir diplomam var. Bu bilgi ve deneyimlerimi çiftçilikte, bütüncül yönetim eğitimlerinde değerlendiriyorum. Ulusal ticaret konusunda yazılar yazıyorum.

Onarıcı tarım aileleri ve toplulukları bir araye getirmek demek. Doğa Ana’ya uygun yöntemlerle toprağımızı bereketlendirmek, bu sayede topraklarımızdan ve okyanuslardan sağlıklı, temiz gıda edinmek demek.

Bunu yapıyorum çünkü ben buyum. Başka bir şey yapamam. Benim sevgi ve değer verme yolum bu: Meraları onarmak, güzel ineklerimle birlikte yaşamak ve çalışmak, kocam ve çocuklarımla birlikte çalışmak. Her gün, gezegenin geleceğine dair bir şeyler yapmış oluyorum. Bu, tahayyül edebildiğim en tatmin edici var oluş hali.

Samiya Farooq (Pakistan)

Adım Samiya Farooq. Veteriner hekimlik mezunuyum ve Savory Enstitüsü’nün Pakistan gözesi olan CPCCF’de (Yoksulluk ve İklim Değişikliği’yle Mücadele Vakfı) Hayvancılık ve Meralar Bölümü yöneticisiyim. CPCCF olarak atmosferde bulunan karbonu toprağa gömüyoruz. Bunu 1) Bütüncül Yönetim’le Pakistan’ın büyük ölçekli ama verimi düşük arazilerinde (Baluchistan, Thar, Cholistan, Thal, Potohar bölgeleri) toprakları onarıp buraları verimli hale getirerek, 2) küçük ölçekli çiftçilere basit ama verimli ve karlı onarıcı tarım tekniklerini birebir öğreterek yapıyoruz.

CPCCF’nin ilk projesi, Lahore’da 10 milyon hektarlık hızla bozunmakta olan arazide çölleşmeyi 2025 yılı itibariyle durduracak bir akredite göze kurmak oldu. Bunu, Allan Savory ve Savory Enstitüsü tarafından yaratılan Bütüncül Yönetim sayesinde, büyük-ölçekli mera ıslahı yaparak gerçekleştirmekteyiz. Bütüncül Yönetim, onarıcı tarım uygulamalarının temellerini oluşturuyor.

Ülkeme karşı sorumluluk sahibi sadık bir yurttaş ve bir veteriner hekim olarak, potansiyelimi onarıcı tarıma yönlendirme zarureti hissediyorum.

Pakistan’ın ekonomisi büyük oranda tarıma dayalı. Küresel Değişim İndeksi’ne göre Pakistan, dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenecek 7. ülke.  Bu anlamda Bütüncül Yönetim benim bireysel utkularıma, kurak alanları onarmanın yanısıra, aynı zamanda Pakistan’ın önemli bir sorunu olan yoksullukla mücadele etmeye de çok uygun. Onarmak çok güzel!

Sandra M. Matheson (ABD)

Adım Sandra Matheson. Emekli veteriner hekimim. Hayatım boyunca ABD’nin kuzeybatısında yer alan aile çiftliğimizde çiftçilik ve hayvancılık yaptım. safimera sığır ve safimera yak (Tibet sığırı) eti üretip doğrudan satıyoruz. Aynı zamanda onarıcı tarım ve Bütüncül Yönetim öğretiyorum. Topluluk Acil Durum Müdahale Ekibi üyesi ve eğitmeniyim.

Bütüncül Yönetim’in ilkelerini uygulayarak hem biyolojik çeşitlilikte, hem de bitki ve hayvan sağlığı ve veriminde ciddi artış gözlemledik. Biyolojik faaliyet ve topraktaki organik madde miktaır arttı. Toprak-üstü örtü miktarı yükseldi.

Onarıcı tarım, toprağı iyileştirip onu aldığımızdan daha iyi hale getiren uygulamalara deniyor. Doğaya karşı değil, doğayla beraber hareket etmek demek, onarıcı tarım. Doğanın karmaşıklığına saygı duymak ve bilmediğimiz çok şey olduğunu kabul etmek demek.

Bu benim hayatım, büyük aşkım. Yaptığımın sonuçlarını görmekten büyük bir tatmin ve gurur duyuyorum; gelecekte yapabileceklerime dair müthiş heyecanlanıyorum. Bir çiftliğim ve hayvanlarımın olmamasını hayal bile edemiyorum.

Toprak, insanlar, yaşayan organizmalar ve çiftliğimin ekonomik döngülerinden oluşan bütünün bir parçasıyım. Ben hayatım boyunca dönüştükçe çiftlik ve arazi de dönüşüyor. Sürekli daha iyi olmaya ve etmeye çalışıyorum. Onarıcı bir yaşam sürüyorum!

“Dünya’yı Kadınlar Onarıyor” – Videoyu izlemek için:

 

Pin It